OBEZİTE CERRAHİSİ GEÇİREN KİŞİLERDE KİLO VERMEK BEYNİ İŞTE BÖYLE ETKİLİYOR!

Cerrahi

Yeni araştırmalar, kilo kaybı ameliyatının vücut yağlarının beyin üzerindeki olumsuz etkilerini tersine çevirdiğini gösteriyor.

Aşırı yağ sadece vücudunuzda değil, beyninizde de ağırlık yapıyor!

Obezite vücuttaki çoğu organa zarar veriyor. Yeni araştırmalar bu organlar arasında beynin de olduğunu gösteriyor. Dahası, araştırmacılar aşırı yağlardan kurtulmanın beyin fonksiyonlarını da iyileştirerek aşırı kiloların olumsuz etkilerini tersine çevirdiğini ortaya koydu. Obezite Cerrrahisi geçiren kişiler üzerinde yapılan yeni araştırma, bu prosedürün beyin üzerinde olumlu etkileri olduğunu gösterdi, ama başka araştırmalar egzersiz gibi daha az invazif kilo verme stratejilerinin de vücut yağları ile ilgili olduğu düşünülen beyin hasarını tersine çevirebildiğini gösterdi.

Bu şunun için önemli: Obez kadın ve erkeklerin Alzheimer hastalığına yakalanma ihtimalinin, normal ağırlığa sahip kişilere kıyasla %35 daha yüksek olduğu tahmin ediliyor. Bazı araştırmalar vücut yağlarının beyindeki bazı proteinleri artırdığını, bunun da kişinin bu hastalığa eğilimini artıran bir dizi olayı tetiklediğini gösteriyor; fareler üzerinde yapılan diğer araştırmalar da, yağ hücrelerinin interleukin 1 adında bir madde salgıladığını ve bu maddenin beyinde şiddetli enflamasyon ile birlikte tıkanmaya yol açabildiğini gösterdi.

Kısa bir süre önce yapılan bir araştırmada bir araştırmacı ekibi, obezite operasyonu geçirmek üzere olan 17 kadının beynini inceledi ve bu kadınların beyinlerinin, kontrol grubundaki normal ağırlığa sahip kadınların beyinlerine kıyasla daha hızlı metabolize ettiğini buldu. Kadınlara hem operasyondan önce hem de sonra, kognitif fonksiyon testleri yapıldı. Sonuçlar, operasyondan sonra obez kadınların bıçak altına yatmadan önce görülen sorunlu beyin faaliyetlerinde iyileşme olduğunu ve kognitif fonksiyon testlerinde, özellikle planlama ve organizasyon sırasında kullanılan uygulama fonksiyonunda daha başarılı olduklarını ortaya koydu. Bulgular, yağ kaybının, yağların beyin üzerindeki kötü etkileri de tersine çevirdiğini gösteriyor.

Yazarlar makalelerinde obez kişilerin uzun vadeli “beyin metabolik faaliyetinin”, yani beyinlerinin şekeri işleme şeklinin kognitif zayıflamayı hızlandıran veya ona katkıda bulunan yapısal zarara sebep olabileceğini yazıyorlar.

Araştırmacılar hâlâ vücut yağlarının beyin üzerindeki tam etkilerini anlamaya çalışıyorlar, ama bir teoriye göre, bu bir olaylar zincirine yol açıyor. Örneğin, ensülin direnci Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıklarla ilişkilendiriliyor, çünkü ensülin direnci yağ asitleri, enflamasyon ve oksidatif stres ile ilişkilendirildi. Ensülin direnci, obezitenin sebep olabileceği bir metabolik bozukluk. Diğer teoriler ise, belli türde yağların etkileriyle ilgili. Ulusal Sağlık Enstitüleri  (NIH) vücuda en çok zarar veren yağ türü olan iç organ yağlarının kişide ensülin direnci oluşması ihtimalini arttırdığına ve buna ek olarak karın yağlarının kavramayı da engelleyen stres hormonları üretebileceğine işaret ediyor. Diğer araştırmalar, stres hormonlarının açlık sinyallerine bağlı olduğunu ve bu gibi bozulmaların kişinin açlık ve tokluk hissini değiştirerek obeziteye katkıda bulunabileceğini gösteriyor.

NIA’nın Epidemiyoloji, Demografi ve Biyometri Laboratuvarının Nöroepidemiyoloji bölüm şefi Dr. Lenore Launer bir NIH açıklamasında, “Vücut yağları hakkındaki anlayışımız arttıkça, karın yağının tek başına hastalık oluşturan bir organizma olduğu daha açık ortaya çıkıyor,” dedi.

Enflamasyon, vücut yağı ile beyinle ilgili hastalıklar, hatta depresyon dâhil çeşitli bozukluklar arasındaki ilişkinin sebebi olarak gösterilmeye devam ediyor. Adipoz dokusu olarak da anılan vücut yağının, enflamasyona sebep olan maddeler oluşturduğuna inanılıyor, bu da onun tahriş etmesinin başlıca yollarından biri olabilir.

İşin özü, aşırı vücut yağının vücut üzerindeki etkileri uzunca bir liste oluşturuyor ve bunlardan hiçbiri de iyi değil. Ama işin iyi tarafı, bu aşırı vücut yağlarından kurtulmak, onun beyinde bıraktığı olumsuz etkileri de tersine çevirecektir. Ama elbette herkesin bıçak altına yatması da gerekli değil.

* Bu makale TIME dergisinden düzenlenerek alınmıştır.

Prof. Dr. Halil Coşkun