OBEZİTE CERRAHİSİ SONRASI BAŞARINIZI ETKİLEYEN HATALAR

Cerrahi

Bazı hastalar ameliyatlarının başarısız olduğunu düşünür. Ancak bakıldığında; geneli ameliyat sonrası kontrollerini yaptırmamışlar, vitamin almamışlar, su içmemişler ve karbonhidrattan uzak durmamışlardır. Bazıları doğru beslenirken ve protein alırken ve doyarken, diğerleri neden sürekli aç hissettiklerini anlayamazlar. Çoğu ameliyat olmayı yeterli görüp, hiç çaba göstermiyor gibidir. Henüz operasyonun üzerinden iki yıl geçmişken bile o kadar yoldan çıkmışlardır ki, yirmi yılda kimbilir durum ne olacaktır?

Eksik olan nedir peki? Sorumluluk! Elde edeceğimiz sonucun nasıl olacağı çoğunlukla bize bağlıdır.
Midenizi küçültmek hekiminizin, onun öyle kalmasını sağlamak ve sağlıklı beslenmek sizin görevinizdir.

İlk başlarda ne kadar hızlı ve başarılı kilo vermiş olmanıza bakılmaksızın, işte yanlış olan 10 şey!

1.Katı ile Birlikte Sıvı Almak

Ağzı doluyken lıkır lıkır su içmek çoğunluk için normaldir. Ama kilo verme operasyonundan sonra, yemek yerken bir şeyler içmek, midenizin mevcut yeni şekli dolayısıyla midenizde hacim oluşturacak ve hem almanız gereken katı besin miktarını azaltacak - dolayısıyla protein/vitamin ve mineralinizi eksik almanızı sağlayacak, hem de katıların daraltılmış geçiş noktanıza tepelenmesini sağlayıp rahatsız edici bir tıkanma hissi sağlayacaktır.

İnsanlar susadıkları için bir şeyler içtikleri bahanesini öne sürüyorlar. Yemekten 20 dakika önce bir bardak su için. İşte sorun çözüldü. Bir kez yemek başladıktan sonra, genzinize bir şey kaçmadıysa, içmek yok. Uzun vadeli başarıda bu son derece önemlidir. Yemeklerle içmek yasak. Sonsuza kadar. Nokta. Bitti.

2. Gazlı İçecek İçmek

Bir tane gazlı içecek içmek insanın midesini patlatmasa da, milim milim mideyi genişletecek, çoğu kişiyi günde on iki tane veya daha fazla gazlı içecek içtiği günlere geri döndürecektir. Ameliyatından önce ÇOK FAZLA gazlı içecek içmiş olan çok kişi vardır. O günleri geri dönmemek lazım. Ameliyat olduktan sonra kişilerin yemeklerde gazlı içecek içme ihtimali daha yüksektir ve işte bu gazlı içecek ile yemek bileşimi sizi sonunda geri kilo almanıza neden olacaktır.

3. İyi Yiyecek Seçimleri Yapmamak

İyi seçimlerden çok, kötü seçimler yaptığımız ortada yoksa kilo verme operasyonuna ihtiyacımız olmazdı. Zayıf kişileri genetik yönden Tanrı tarafından kutsandıkları için hep kıskanırız ve yiyeceklerini iyi seçtiklerinin, normal egzersiz yaptıklarının farkına varmayız. Doğal olarak zayıf ve formunda arkadaşlarımızla yemek yerken, ‘O kadar zayıflar ki, neden salata üzerinde ızgara somon balığı?’ yiyorlar diye düşünürüz.  Rahat rahat  çizburger ve patates kızartması yiyebilirler!’

Hamburger ve patates kızartması yemedikleri için ve oturma odasında her sabah egzersiz yaptıkları için zayıf oldukları hiç aklıma gelmez.  Kilo alma ve verme matematiktir. Tüketilen kalorilere karşı yakılan kaloriler, bizler yaktığımızdan daha fazla tükettiğimiz için 150 kiloları görmüştük. Hatta daha fazlasını. Operasyondan sonra kilo vermediysek, bu HÂLÂ yaktığımızdan daha çok kalori aldığımızı gösterir.  Bir hacim kısıtlamamız var, bu da yanlış yiyecekleri seçtiğimiz anlamına geliyor.

‘Ölü’ işlenmiş yemeklerden, fast food’dan, kolay ve hazır yemeklerden uzak durun, taze yemek pişirin ve çevrenize daha iyi seçenekler yerleştirin. Hayatınızın geri kalan bölümü için, yapacağınız plan "Önce Protein, ardından kalsiyum, sonra vitaminli, lifli ve posalı sebze/meyveler" olmalıdır. Bunu tekrarlayın.  Asla bunlardan vazgeçmeyin.  Operasyonu yapacağınız anlaşmada bunlar olduğunu bilerek seçtiniz. Toksik yiyecek seçimlerinizi değiştirme gibi bir niyetiniz yoktuysa, neden midenizi küçülttürdünüz?

4. Alkolü Anlamamak

Alkolün kalorisi en kalorili besinlerle dahi kıyaslandığında çok yüksektir . Özellikle ilk altı ayınızda alkolün asit ve kalori seviyesinden kaçınmak gerekir. Muazzam kilo kaybı detoksu ile karaciğer ve diğer organlar zaten normal sınırlarının ötesine zorlanmışlardır. Bu tartışmasız böyledir

Bariatrik operasyon  geçirenlerde kompulsif davranışın iletilmesi sonucunda meydana gelen alkolizm oranında hafif bir artış olduğunu gösteren araştırmalar vardır. Buna dikkat edin. “Arada bir”den daha fazla içtiğinizi veya duramadığınızı fark ederseniz, yardım alın. Cerrahınızın muayenehanesini arayın, onlar sizi yargılamazlar ve ne yapılması gerektiğini bilirler.

Obezitenin prangalarından kurtulduktan sonra dışarı çıkıp dans etmek ve partilere katılmak için muazzam bir istek duyacaksınız, sosyal içicilik de bu hayatın bir parçası haline gelebilir. Biz size içki içmemeniz gerektiğini söyleyen bir internet sitesi değiliz, sadece o ilk yudumdan önce iyi bir plan yapın.

5. Vitamin veya Besin Takviyesi Almamak

Lafı dolandırmadan konuya girelim. Midenizin büyük bir bölümü çıkartıldığı ve/veya bağırsaklarınız yarıdan kesilerek bypass yapıldığı ve bu durumda vitamin almaya GEREK OLMADIĞINI düşünmek gülünçtür. Uzman doktorlar BİZE bariatrik takviyelerimizi ALMAMIZI söylerler ama biz almayız. Çoğu kişinin bunları almadığını ve neden hastalandıklarını anlamadıklarını görmek bizi şoke ediyor.

Yiyecek alımı kısıtlıysa ve besinleri sindiremezlerse, insanlar ne kadar yaşayabilir? Vitamin alın... Vitamin alın... Vitamin alın..! 35 yaşında bariatrik operasyon geçirirseniz 25 yıl vitamin eksikliğinden sonra size neler olacağını hiç düşündünüz mü? Sizde vitamin, protein veya mineral eksikliği varsa, size zarar verebilecek çok ciddi hastalıklar da söz konusudur.

6. Yeterince Su İçmemek

Susuzluk hastaneye yatma sebeplerinin başında gelir ve çoğunlukla engellenebilir bir komplikasyondur. Cerrahi ekibiniz su içmeye devam etmenizi söylerken şaka etmiyorlar. Çoğu kişi ameliyattan kendini iyi hissederek çıkmakta ve ilk on günden sonra başı dönmekte, midesi bulanmakta, başı ağrımakta, bir şeye odaklanamadan cümlenin ortasında uykuya dalmaktadır. Durum giderek kötüleşirse ve gerekli miktarsa su alımı sağlanmazsa ne yazık ki kendilerini kollarına serum takılmış bir halde bir hastane yatağında bulurlar. Bu sorunu yaşamamak için programlı olarak su için [Günde minimum 6 bardak].

Yeterli su alımı, kilo verdikçe sisteminizden yağ metabolitlerinin de vücuttan atılmasına yardım edecektir. Su içmek, su ağırlığını da serbest bırakacağı için daha çok kilo verirsiniz.

7. Abur cubur yemek

Gerçek yemekler planlayın ve yiyin. Üç öğün yemek artı iki küçük protein atıştırmalık; buna aynı zamanda beş küçük yemek de denir. Abur cubur, karın doyurmadan ara ara atıştırmaktır. Küçük mideniz en güçlü araçtır ve onu doldurmamak da karın doluluğunu kontrol etmenin güçlü bir yoludur.

Tabağınızı alıp sofraya oturun, sonra yavaş yavaş yemeğe başlayın; karın tokluğu size ne zaman duracağınızı söyleyecektir. Abur cubur yemek, mideniz dolmadığı için daha uzun sürede daha fazla miktarda yiyecek tüketmenize izin veren bir davranıştır.

Abur cubur yemek dediğimiz olayın,  çoğu aç olduğumuzu sandığımız veya sadece yapacak bir şeyler aradığımız zaman meydana gelen ‘beyinde açlığın’ sonucudur. Tespih çekin, bilgisayarda oyun oynayın, okuyun, düşüncelerinizi yiyecekten uzak tutacak herhangi bir şey yapın.

8. Egzersiz Yapmama

Obez kişiler spor salonuna giden kişilerin egzersiz yapmayı sevdiklerini düşünürler. Gerçek şu ki egzersiz yapan kişiler kendilerini iyi hissetmek ve iyi görünmeyi isterler. Egzersiz yapma duygusunu ve sonuçları gerçekten severler.

Daha az yiyin, daha çok yakın! Kilo vermek matematiksel bir formüldür. Her gün 10 dakikalığına bile olsa kalp atışlarınızı hızlandırmanın getirdiği enerji, daha hızlı kilo vermenizi sağlayacak, daha uzun süre verdiğiniz kiloyu muhafaza edebileceksiniz ve hem daha iyi görünecek hem de kendinizi daha iyi HİSSEDECEKSİNİZ.

Şu anda ‘yapardım’ ama dizlerim kötü, hastalıklarım var, spor salonu üyeliği için param yok gibi sessizce bahaneler üretiyorsanız, evde yapılabilen, hiç alet kullanılmayan, eklemlere hiç yük bindirmeyen ve günde sadece 10 dakikanızı alacak egzersiz planları da var. İyi denemeydi. Bahaneniz kalmadı. Spor yapın ve spora devam edin!

9. Çok fazla karbohidratlı yiyecek yemek

Şimdi bu konuyu masaya yatıralım. Operasyon sonrası en büyük sorun  hızlı acıkmaktır ve bir çok kişide bunun sebebi karbonhidrat ağırlıklı beslenmektir.

Aldığımız karbonhidrat kaliteli (kompleks karbonhidrat) olmalıdır. (Meyveler, kuru meyveler, kuru baklagiller, lifli gıdalar, yulaf)  Küçük bir süslü pasta, bir kase yaban mersini ile aynı miktarda karbonhidrat içerse de, sıfır besin değeri vardır. Küçük bir pasta hiçbir besleyici değeri olmayan işlenmiş veya ölü yiyecektir. Onun yerine daha az kalorisi olan, tonlarca besleyici maddesi bulunan, tadı nefis ve depolanmış yağı yakacak enerjiyi kullanan yaban mersinini tercih edin. Her yönüyle çok daha iyi.

Kraker veya bisküvi gibi karbonhidratlar hızla yanarak sizi daha da aç bırakırlar. Hiç fark ettiniz mi? Balık kraker yedikçe canınız daha fazla kraker yemek istemiyor mu?

İnsanlar kilo alırken ve birkaç gün bir yiyecek günlüğü tutarken, karbonhidratlar da çaktırmadan mutfağa girivermişlerdir. Bunları mutfaktan atın, almaktan vaz geçin ve besin yönünden zengin taze, daha düşük karbonhidrat olan yiyecekler alın.

10. Diyelim ki Operasyon Morbid Obezitenizi Tedavi Etti

Buna Balayı Dönemi adı vermek doğru bir tariftir. Kilo vermeye başladınız ve birden bire dünya daha iyi görünüyor, her şey daha iyi, morbid obezite sorunlarıyla tekrar karşı karşıya geleceğinizi düşünmek aklınızdan bile geçmiyor.

Operasyon geçirmiş kişiler, farklı yiyecekleri seçmez, sağlıklı beslenme sistemini oturtmaz ve bunları benimsemezlerse, hedefledikleri kiloya kadar bütün kiloları verememek veya birkaç yıl içinde verdikleri kilonun %10-15'ini almak sıkça görülüyor. Çok dikkat edenler dahi, tıpkı hiç kilo verme operasyonu olmamış kişiler gibi, tekrar kilo alabilirler.  Çoğu başarıda olduğu gibi, uzun vadeli bir plan yapıp bunu izlemelisiniz. Kilo verme operasyonu çaba gösterilmeden gerçekleşen bir iş değildir, yarattığınız yeni yaşam biçimine ciddi olarak sadık kalmazsanız sonsuza kadar sürmez.

Kilo verme operasyonuyla bile, değişiklik çok zordur. Hepimiz bunun daha az zor ve daha kalıcı olacağını düşünürken, tıpkı ameliyatsız bir yaşamda olduğu gibi, bir kez  yüklerinizi geride bırakınca, iş yine rejime, egzersiz yapmaya ve değişme arzusuna kalmaktadır.

Bu makale "bariatriceating.com"dan alınarak düzenlenmiştir.

Prof. Dr. Halil Coşkun