TÜP MİDE SONRASI MİDE BÜYÜMESİNİN YETERSİZ KİLO KAYBI VE GERİ KİLO ALIMI İLE İLİŞKİSİ VAR MIDIR?

Cerrahi

Dünyada obezite ameliyat teknikleri içerisinde, etkili kilo kaybı sonuçlarıyla Tüp Mide (Sleeve Gastrektomi) ameliyatı en çok tercih edilen ameliyat tekniğidir. Bu ameliyatta, mide içerisine yerleştirilen buji yardımıyla midenin yaklaşık %80-85’i çıkarılmakta ve kalan mide hacmi yaklaşık 100-200 ml arasında olmaktadır. Mide kapasitesinin küçülmesi, gıda alımının azalması ve iştah düzenleyen hormonlardaki değişim, tüp mide ameliyatı sonrası kilo kaybının en önemli mekanizmaları olarak kabul edilmektedir. Yapılan araştırmalarda ameliyatı takip eden 2 yıllık süre içerisinde obez hastalar fazla kilolarının yaklaşık %60–65’ni kaybetmektedir. Ameliyatta midenin yetersiz küçültülmesi ve ameliyat sonrası beslenme alışkanlıklarının değiştirilmemesi gibi faktörlerle ve ameliyat sonrası fizyolojik sürece bağlı olarak mide de genişleme olabileceği belirtilmekte olup, bu konu halen tartışmalıdır! 

Tekrar geri kilo alımı konusunda bazı hastalar ve bazı hekimler tarafından mide büyümesinin tek sebep olarak gösterilmesinin gerçekliğiyle ilgili son dönemde yapılmış en akademik çalışmaların sonuçlarını aşağıda sizlerle paylaşarak bu konuya daha net bir açıklık getirmeye çalışacağım.

Tıbbi literatürde 2016 yılında Disse E ve ark. (Disse E, et al. Dilatation of Sleeve Gastrectomy: Myth or Reality? Obes Surg 2016 Jun 22) yayımladıkları çalışmada; 37 F buji kullanılarak tüp mide ameliyatı yapılan 54 hastaya ameliyat sonrası 3. ve 12. aylarda kalan mide hacimlerini gösteren en doğru teknik (CO2 Genleşme ile 3D Mide Tomografisi)  uygulanarak midelerinde genişleme olup olmadığı, bunun yetersiz kilo kaybı ve kilo alımı üzerine olan etkilerini araştırmışlardır. Yapılan bu çalışmada 12. ayda hesaplanan mide hacminin 3. ayda hesaplanan mide hacminden %25 oranında artmış olması mide genişlemesi olarak kabul edilmiştir.  Bu süreç içerisinde 3, 6, 12, ve 18. aylarda hastaların aldıkları kaloriler ve yeme alışkanlıkları yeterli tecrübeye sahip 5 Bariatrik Beslenme Uzm. tarafından takip edilerek belirlenmiştir.

Bu çalışmadan elde edilen sonuçlar aşağıdaki şekilde özetlenmiştir;

  1. Tüp mide ameliyatı sonrası midede meydana gelen genişleme 3/2 hastada tespit edilmektedir ancak her hastada görülmemektedir.
  2. Midesi genişleyen ve genişlemeyen gruplar ayrı ayrı incelendiğinde alınan kalori miktarlarında farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Bir başka deyişle midesi büyüyenler, büyümeyenlerden daha fazla kalori alımı sergilememektedir.
  3. Tüp mide ameliyatı sonrası genişleme gösteren midelerin başlangıç aşamasında çok dar tutularak yapılan mideler olduğu gözlenmiştir. Bu durum tüpün çok dar olduğu zaman, artan mide içi basınç etkisiyle meydana gelen bir adaptasyon işlemi olarak değerlendirilmiştir.
  4. Bariatrik cerrahi sonrası kalan mide hacmi besin alımı kontrolünde major bir faktör değildir. Mide hareketlerindeki değişim ve hormonal mekanizmaların gıda alımı kontrolünde ve enerji dengesi üzerindeki etkilerinin kilo kaybı üzerine daha çok etkisi olduğu düşünülmektedir.
  5. Birçok çalışma, tüp mide ameliyatı sonrası erken dönemde yetersiz kilo kaybının kalan mide hacminin genişlemesiyle ilgisi olmadığını göstermektedir. Mide hacmindeki büyümenin yetersiz kilo kaybı veya tekrar geri kilo alımıyla ilişkili olmadığını gösteren çalışmalar aşağıda özetlenmiştir;

Gras-Miralles B ve ark. (Gras-Miralles B, et al. Caloric intake capacity as measured by a standard nutrient drink test helps to predict weight loss after bariatric surgery. Obes Surg. 2014;24(12):2138–44) Gastrik Bypass ve Tüp Mide ameliyatı geçiren kişiler üzerinde yapmış oldukları çalışmada, Gastrik Bypass ameliyatı geçiren kişilerde çok daha küçük bir mide hacmi (25-30 ml) bırakılmasına karşın 1. yılın sonunda tüp mide ameliyatlı geçirenlerle eşit düzeyde kalorilerin alındığını ortaya koyan çalışmaları mevcuttur.

Barbiero G ve ark. (Barbiero G, et al. Relationship between gastric pouch and weight loss after laparoscopic sleeve gastrectomy. Surg Endosc. 2015) yakın geçmişte, ameliyattan 1 yıl sonra üst gastrointestinal sistem çalışmalarıyla değerlendirilen midenin üst bölümündeki sakküler genişlemenin kilo kaybını etkilemediğini bildirilmiştir.

Braghetto I ve ark. (Braghetto I, et al. Evaluation of the radiological gastric capacity and evolution of the BMI 2–3 years after sleeve gastrectomy. Obes Surg. 2009;19(9): 1262–9) üst gastrointestinal sistem ve CT taramasıyla yapılan değerlendirmede 2. yılda büyüyen mide kapasitesinin tekrar kilo alma ile arasından bir ilişki bulamamıştır.

Birçok güncel bilimsel çalışmada obezite ameliyatları sonrası kilo kaybı mekanizmasının çok daha karmaşık olduğu düşünülmektedir. Gıda alımının kontrolü ve enerji dengesi kapsamındaki mide hareketlerindeki değişiklik ve nöro-humoral mekanizmalar gıda alımını ve kilo kaybının mekanizmasını daha iyi açıklayabileceği düşünülmektedir.

Yukarıdaki çalışmaların bir çok hastamıza bu konuda ışık tutacağına inanıyorum. Şehir efsaneleri şeklinde sadece mide kapasitesinin küçültülmesi ile kilo kaybedildiğinin düşünülmesi son derece yanlış bir bilgidir.

Sonuç olarak; Tüp Mide ameliyatı sonrası ilk 18 aylık süre içindeki günlük kalori alımı artışı ve yetersiz kilo kaybının mide genişlemesi ile ilişkili olmadığı düşünülmektedir.

Peki neden herkese belli standartlarda ameliyat yapılmasına karşın herkesin kilo kaybı farklı oluyor? Bu konuyla ilgili bilimsel detayları bir başka makalemde kaleme alarak açıklamaya çalışacağım.

 

Prof. Dr. Halil Coşkun